ressim

“Sen resim çizer misin? boyar mısın? anlatacak derdin var mı?” dedi kadın, yerinden doğrulurken. Adam umursamaz ve anlamsızca başını salladı. “Hayır” dedi. Hayır mıydı emin değildi, ama “Hayır” demişti sadece. Hayatında hiç resim çizmemişti, boyamamıştı, anlatacak derdi olmuştu olmasına ama kesin yolları vardı. “Pat” diyeydi onun bütün anlatacak dertleri. Elinden belinden dilinden anında çıkardı.

Aşk hep baharla gelir

Aşk hep baharla gelir derler ya bu sefer de öyle olmuştu işe. Adam denize doğru yöneldi. Teknelerin arsında sığ bir koydan, kayalıkların arasından denize ulaştı. Ayakkabılarını çıkardı. Çoraplarını çıkardı. Pantalonunun paçalarını kıvırdı. Ayaklarını cemre düşmüş bile olsa buz gibi deniz suyuna soktu.  Bir kayanın üzerine oturmuş güneşin tadını çıkarıyordu. Hava güzeldi, bahar gelmişti. Bahar kokuyor, […]

Dizime iğne batmıştı

Dizime iğne batmıştı. Hatta iğne içeride kalmıştı ve paslanmıştı. Vurdun dizime ya ağlayasım vardı. Canım yandığından değilde ağlayasım vardı da ondan ağladım. Ben alışmıştım zaten paslı iğneye. Onunla barışmış eklemimde bir yer vermiştim, pasına razıydım. Ama ağlayasım vardı o yüzden ağladım. Aradan yıllar geçti ve yine dizimde toplu iğne vardı. Bu seferki canımı da yakıyordu. […]

b

Bekle beni, belki bir gün buralardan bıkıp birden karşında beliririm. Beni, bilmediğin bir benlikle, bulutlu, bulanık, başıboş bir balıkçıl bulabilirsin. Bil ki, bir şeyleri bırakıp, bir barınak, bitip tükenmeyen bir istekle bağlandığım, bıraksamda bırakamadığım bir yere geliyorumdur. Bendeki buruk bitimlerin, bencil başlangıçlarını bulmaya geliyorumdur. Bilmiyorum belki beni bozarsın birden. Birden, boynu bükük, bir başıma bırakırsın. […]

“seni beklerken”

“Seni beklerken ben kendimi buldum, kaybolmuşken güzelliğinde. Aydınlanma çağı sanki aşkla başlayan sevdanın hocalığında. Rekat rekat namaz beklemek, sonra sesin ilahi, seni beklerken kendimi buldum güllük gülistanlık. Gücümü keşfettim, sonra cenneti yaratabilme gücümü beynimde. Büyüyü keşfettim yüreğimde sonra cesareti, kaybetme kaybolma korkumu yenebilmeyi. Seni beklerken ben doğayı keşfettim insanın doğasını, sonra bir ağacın doğasını, sonra […]

Teori

Milyarlarca yıl önce sonsuzlukta karanlık hakimmiş.  Bir gün karanlığın içinde bir kıvılcım çakmış. Saf sevgi oluşmuş. Cisimsiz olan sevgi büyümüş,büyümüş,büyümüş sonunda karanlığı kaplamış. Sevgi cisim bulmuş ve renklere dönüşmüş. Kainata renkler hakim olmuş. Yeşiller maviler kırmızılar.Sonra renkler birbirlerine aşık olmuşlar. Birbirlerini öyle kucaklamışlarki yoğunlaşıp ısınmışlar. Isındıkça ateşlenmişler daha sıkı kucaklaşmışlar. Birbirlerine öylesine girmişler ki  karanlık […]

Asansör

Yüksekçe bir binanın içine girmiş. Kapısı şatafatlı, gösterişli bir hol ve yaldızlı işlemeli bir asansör. Tek başına holden geçip, asansörün çağırma düğmesine bastı. “Ding”. Asansörün kapısı açıldı. İçeriye girdi, yalnızdı. Önünde bir sürü ışıklı numaranın bulunduğu panodan rastgele bir numaraya bastı. Kapı kapandı,  asansör yükselmeye başladı. 4 metre kare asansör, minnacık bir oda. Asansör  ..nci […]

ve

Ve bir adam, ve bir kadın, ve bir yatak, ve bir gece, ve kusursuz bir gökyüzü, ve dökülen saçılan kıyafetler, ve şimşek, ve boşalan yağmur, ve kararan bulutlar, ve yalnızlık, ve ardından gelen hüzün, ve de sabahın körü, ve ardından terk ediş ya da terk ediliş, ve sonra acaba, ve yine evet, ve karar, ve […]

Onur

Son zamanlarda köpeklerden korkum artmış olsa da her zaman sevmişimdir onları. Bunca yaşantım boyunca bir çok köpek besledim, onlarla haşır neşir oldum. Oyunlar oynadım, kavgalar ettim onlarla. Alt alta üst üste çok boğuştum. Onlara bir çok zaman sadakatlerinden dolayı hayranlık duyulsa da onurlu olduklarını gördüm. Oysa it sahibini ısırmaz derler, bu sözün genellenemeyeceğini anladım. Bundan […]

Soğuk

Eski bir evdi yaşadığı yer.  Evi gibi kendi de eski bir insandı. Kuralları vardı ve kurallarına sonuna kadar bağlı bir adamdı. Kesinlikle taviz vermez, bildiği gibi yaşardı. Küçük ve eski bir sobası vardı. Isınmak için bir kaç odun atar, koltuğuna oturur ve hayaller kurardı ya da hatırlardı yaşanmışları. Kış, çetin geçiyordu; dışarıda ayaz vardı. Üşüyordu, […]